Rüya Tabiri Ara


Google Arama
Sitemde Arama
 



              


 
toplist 25
Kralalemi
 

                            UYKU NEDİR

Canlıların, günün bir bölümünü uykuda geçirdiği bilinmektedir.

Peki uyku nedir? Uyku, beynin bir fonksiyonudur.

İnsanın dinlenmeye geçtiği düşünce karmaşasından arındığı, sinir sisteminin dinlendiği ve bağışıklık sisteminin tamir işiyle uğraştığı zaman dilimidir.

Hiçbir hayati organın tamamen durmadan, hatta belli beyin bölümlerinin daha fazla çalışırken, vücudun diğer bölümlerinin dinlenmeye sevk edildiği bir haldir.

Gece-gündüz ayırımına göre güneşin batmasıyla başlayıp doğması ile tamamlanan saatler uykuda geçmektedir.

Bu programlama beyinde, suprakiazmatik çekirdekte üretilen melatonin hormonu aracılığıyla yürütülmektedir.

İnsanlar gün boyunca yaşlanırlar, uyku sırasında gençleşirler.

Fakat çok uyumak zararlıdır. İnsanlar çok fazla uyudukları zaman, daha fazla beyin faaliyetinde bulunurlar.

Sonuç olarak beyin yorulur ve bu da yaşlanmaya yol açar. Aynı zamanda çok uyumak aşırı yorgunluğa da yol açar.

Uyku, kendimizi iyi hissetmemiz için gerekli ve hayati bir şeydir.

Nasıl yemek yemek, su içmek ve nefes almak gibi ihtiyaçlarımız varsa ve bunları yapmadan yaşamamız mümkün değilse, uyumadan yaşamak da mümkün değildir.

Son 50 yılda pek çok araştırmacı uyuma paternlerini ve uyuduğumuzda ortaya çıkan fizyolojik ve nörolojik değişiklikleri araştırmıştır.

 

Nasıl uyuduğumuzla ilgili çok şey bilinmektedir ama niçin uyuduğumuz hakkında çok az şey bilinmektedir.

Uyku, kendi içinde beş dönemden oluşmaktadır.

Bu dönemlerin sınırları, uyku çalışmalarıyla belirlenebilmektedir.

Uykunun her dönemi, kendi içinde ve kendine özgü bir yapılanma sergilemektedir.

Uykunun insanda biyolojik ve psikolojik anlamda işleyişi de büyük ölçüde tanımlanmış durumdadır.

Uykunun başlangıç dönemlerinde daha fazla derin uyku bulunmakta, bu sırada da daha çok fiziksel düzenlemeler yapılmaktadır.

Derin uyku döneminde büyüme hormonu salgılanmakta, özellikle çocukların gelişiminde önemli rol oynamaktadır.

Uykunun miktarı ise yaşa göre değişkenlik gösterir.

Yeni doğmuş bebekler günün 20 saatini uykuda geçirmektedirler.

Yaklaşık olarak 2 yaşında uykuya gereksinim azalmaktadır, buna karşın küçükler yine de erişkinlerden daha çok uykuya ihtiyaç duyar.

Ergenlikte uyku örüntüleri değişkenlik gösterir. Bazı gençler 11 yaşında olduklarından daha fazla uykuya gereksinim duyabilirler.

16-17 yaşlara geldiklerinde, insanların çoğu, yaklaşık kırk beş yaşına kadar sürecek olan uyku örüngülerini edinirler.

İnsanoğlu hayatının yaklaşık üçte birini uykuda geçirir ki

Bu da 60 senelik bir ömrün 20 senesi demektir.