toplist 25

Kralalemi






 
fikralar
 
oyunlar
 
resimler
 
yemek tarifleri
 
siirler
 
sozler
 
html kodlari
 



İşte horlamanın çözümü

Geceleri kâbusa çeviren sesin kaybolmasını sağlayan bir formül
Geceleri horlayanların dörtte üçü uyku boyunca solunum duraklamalarına yol açan uyku apnesinden de muzdarip.
Uyku apnesi kalp hastalığı, felç ve tansiyon riskini artırıyor.
Horlamadan kurtulmak isteyenlere genelde yan yatmaları söylenir.
Ama bazılarında uyku pozisyonunu değiştirmek pek işe yaramıyor. Araştırmacılara göre horlayan insanlar ikiye
ayrılıyor Sadece sırtüstü yattıklarında horlayanlar ve ne şekilde yatarsa yatsın horlayanlar.
İki binden fazla apne hastasını inceleyen İsrailli uyku araştırmacıları, bunların yüzde 54′ünün “pozisyonel” olduğunu,
yani sadece sırtüstü yattıklarında horladıklarını tespit etti.
New York Times gazetesinde yer alan habere göre, başka çalışmalar kilonun önemli bir rol oynadığını gösteriyor.
1997′de yayımlanan geniş kapsamlı bir çalışmada, sadece sırtüstü yattıklarında horlayan hastaların genelde daha
zayıf olduğu, yatma şeklinden bağımsız olarak horlayanların ise çoğunlukla daha kilolu olduğu görüldü.
Haliyle, ikinci gruptakilerin uykusu daha kötüydü. Ancak bu çalışma ayrıca, aşırı kilolu hastaların kilo verdiklerinde
apnelerinin şiddetinin azaldığını gösterdi.
Ulusal Uyku Vakfı’na göre, aşırı kilolu insanlarda uyku apnesinden kurtulmanın ve horlamayı temelli bitirmenin
en iyi yolu, zayıflamak..

Erkeklerde Varikosel Hastalığı Nedir
 
İşte babalık duygusunu hissetmenin engeli!

Bebek sahibi olamayan çiftler için ilk olarak akıllara kadın fizyolojisindeki sorunlar geliyor.
Ancak erkek kısırlığının en önemli nedenlerinden biri ‘varikosel’, pek çok erkeğin baba olma
hayallerine gölge düşürüyor Memorial Ataşehir Hastanesi Üroloji Bölümü’nden
Uz. Dr. Egemen Avcı, erkeklerin korkulu rüyası olarak kabul edilen varikosel ve tedavisi hakkında bilgi verdi:
Varikosel, yumurtadaki kirli kanı toplayan damarların genişlemesi hastalığı.
Çocuğu olmayan ve bu nedenle doktora başvuran her dört erkeğin birinde varikosel saptanıyor.
Testisler sağlıklı sperm üretebilmek için ‘skrotum’ denilen ve vücudun dışına yerleşmiş torbaların içinde olmalı.
Böylece vücut ısısından etkilenmiyorlar. Varikoselde testiküler ısının arttığı düşünülüyor.

Tanısı üroloji uzmanının yapacağı muayeneyle konuluyor. Hasta çok kilolu, testisi yukarıda ve skrotum
az gelişmişse USG adı verilen film çekiliyor.Tedavi, yapılacak testlerin sonucuna göre belirleniyor.
Hasta ergenlik dönemindeyse ameliyat öneriliyor. Operasyon sonrası sperm kalitesi yüzde 70 artıyor
Ameliyat öncesi sperm kalitesinde bozukluğu ispat etmek adına hastaya en az iki defa ‘spermiogram’
yaptırması önerilir. Eğer spermin yapısında bir bozukluk saptanmışsa, hormonal veya genetik başka bir
hastalık düşünülmüyorsa hastaya operasyon öneriliyor. Operasyon sonrası sperm kalitesindeki artış yüzde
60-70 civarında oluyor.Bunun gebeliğe yansıması, yüzde 40-50 arasında değişiyor.
Varikoselin erkeklerde tanısı ve tedavisi kolay bir hastalık olduğu söylenebilir.
Testisinde ağrı olan, çocuk sahibi olmak isteyen hastaların ve testisinde küçülme fark eden adelosanların
(çocuklukla erişkinlik arasındaki dönem) bir üroloji uzmanına başvurmaları uygun olur.
Doktorunuzdan öneriler Ağrı nedeniyle başvuran varikosel hastalarına testisi aşan külot giymesi, ağrı kesici
kullanması ve ayakta uzun süre kalmaması gibi önerilerde bulunuyor. Buna rağmen şikayetler geçmiyorsa
cerrahi yönteme başvurulabiliyor

Sabahları Peniste Sertleşme
 
PENİSTE SABAH SERTLEŞMESİ

Birçok erkekte görülen bu durum, bazı uygunsuz durumlarda kişiyi rahatsız edebilmektedir. Hâlbuki bu sertleşme erkeğin
cinsel yönden sağlıklı olduğuna işaret etmektedir. Peki, neden sabahleyin penis sertleşir? İşte nedenleri;
Uyuduğumuzda vücudumuzun yani organlarımızın işlevleri devam etmektedir. Bunlar arasında tabiî ki böbrekler de yer
almaktadır. Böbreklerin çalışması sonucu idrar torbası dolmakta, dolan idrar torbası ise o bölgedeki cinsel sinirleri uyarmaktadır.
Bilim adamları kanıt olarak ise sabah ilk idrara çıkıldığında sertleşmesin kendiliğinden gittiğini bildirmektedir.
Bu konuda diğer bir teori ise olayın psikolojik boyutu ile ilgilidir. Yani rüyada görülen erotik bir sahne veya gündüz görülen
erotik bir olgunun geceye taşınması gibi nedenler peniste sabah sertleşmesine sebep olmaktadır.
Bir diğeri ise; gençlerde ve hatta tüm sağlıklı erkeklerde erkeklik hormonları sabah erken saatlerde çok yüksek seviyelerde
olmaktadır. Bunun sonucu olarak ise sabah uyandığınızda penis sert olduğunu görürsünüz. Hatta sabah sertleşmelerinin
azalması hormonsal seviyelerdeki düşüşe veya psikolojik stres altında olduğunuzun bir kanıtıdır.
İlerleyen yani 40- 50 li yaşlar civarında sabah sertleşmeleri yavaş yavaş azalmaya başlar.
Sakın bunun cinsel gücünüzün azalması anlamına geldiğini düşünmeyin.
Sonuç olarak;
Sabah sertleşmeleri sinir ve kan damarcıklarının cinsel uyarıya karşı halen daha duyarlı olduklarını gösteren bir kanıttır.

Prostat Kanseri Belirtileri Nelerdir
 
PROSTAT KANSERİ NASIL BELİRTİ VERİR?

Erkeklerde bulunan prostat, erkekler cinsel işlevlerin ve idrar yapma fonksiyonunun sağlıklı olabilmesi için gerekli bir organdır.
Şekil olarak kestaneyi andıran ceviz büyüklüğünde bir organdır.
Prostat kanseri, erkeklerde sık görülen kanser tipleri arasında yer almaktadır.
Kanser bilindiği gibi hücrelerin bölünme yeteneğinin kontrolden çıkmasıdır.
Yani kontrolsüz olarak çoğalmaya başlaması ve durdurulamamasıdır. Bu da kanser hücrelerinin yayılması anlamına gelir.
Prostat hücrelerinde bölünme mekanizmasının bozulması sonucu, hücreler sürekli olarak bölünür ve bulunduğu yerin
etrafındaki dokulara baskı yapmaya başlar. Sonuçta bu dokular ve hücreler vücudun kimyasını ve işleyişini bozarlar.
Bu şekilde ortaya çıkan kansere prostat kanseri adı verilir. Genellikle 50 yaş üstü erkelerde görülmektedir.
Yağlı beslenme ve şişmanlıkta prostat kanseri oluşma riskini arttıran faktörlerdendir.



PROSTAT KANSERİ BELİRTİLERİ NELERDİR?

Erken evrede belirti vermeyen hastalıkta uzun vadede aşağıdaki belirtiler ortaya çıkmaktadır.

* Bazı hastalarda hiç bir belirti vermeyebilir,
* İdrar yapamama ve ağrı duyulması, sık idrara çıkma
* İdrarda kan görülmesi,
* Acil ihtiyaç giderme isteği,
* Karnın alt kısmında kunt bir ağrı,
* İnce ve kesintili idrar yapma
* Meni sıvısında kan görülmesi,
* İştah kaybı,
* Cinsel isteksizlik
* Sırt, kalça ve bel ağrısı
* İşemeye başlamada güçlük,
* Mesaneyi tam boşaltamama gibi sorunlar görüldüğünde prostat kanseri olmama ihtimaliniz bulunmakla birlikte,
üzülerek belirtelim- kanser olma olasılığı, daha yüksek ihtimaller dâhilindedir.

Erkeklerde Orta Yaş Sendromu
 
Erkeklerde Orta Yaş Krizi

Doğmak ve büyümek kadar doğal bir süreç olan yaş dönümünü en az hasarla atlatmak içinse, anlayışlı olmak gerek.

Hanımlar, kocanızdaki değişimler sizi korkutmasın. Ona destek olun ve sorunu birlikte çözün Yakada ruj lekesi, cekette saç teli.
Aşırı para harcamak ve yeni bir spor araba almak.
Bu sıkıntının adı orta yaş krizi ve evliliğinizin devamı için yapacağınız çok şey var.

ONU CİDDİYE ALIN

Eskiden işinden memnundu ve mutlu gözüküyordu. Fakat birdenbire hayatının ne kadar sıkıcı olduğundan bahsetmeye başladı.
Bunun iki nedeni olabilir. Birincisi, orta yaş sendromuna girmiştir. Ya da şimdiye kadar istediği her şeyi başarmıştır.
Uzmanlara göre erkeklerin bu durumlarını ciddiye almak gerekir. Onları dinlemeli ve dertlerini paylaşmak en doğru harekettir.

İHANET İHTİMALİ


Son zamanlarda onu dışarıda gördüğü her kadına bakarken mi yakalıyorsunuz? Evi yabancı kadınlar mı arıyor?
Bu soruların cevabı evet”se o zaman sizi aldatma ihtimali büyük.
Uzmanlara göre orta yaşlarını yaşayan erkekler etrafa alıcı gözle bakarlar.

ARABA TUTKUSU

Eşiniz son zamanlarda kariyeriyle yakından ilgilenmiyor ve parasını istediği gibi harcamaya başladı.
Örneğin her zaman hayalini kurduğu spor arabayı almaya karar verdi. Bu kesinlikle bir orta yaş krizidir.
Fakat bu sorunun çözümü diğerlerine göre daha kolaydır.

AYNALARA BAĞLI

Hayatınızdaki erkeğe son günlerde birşey oldu. Artık onu tanıyamıyorsunuz. Görünüşü o kadar değişti ki!
Eğer aynanın önünden ayrılmıyor ve kendine sürekli farklı kıyafetler satın alıyorsa bu da orta yaş
krizine girdiğinin güçlü bir göstergesidir. Eğer dış görünüşüyle ilgili size de danışıyorsa, kendini iyi
hissetmesini sağlayabilirsiniz. Ama eğer size karşı kibirliyse, başka bir kadın olabilir.

İLGİSİZ KALMAYIN

Artık sizinle sürekli birlikte vakit geçirmek istemiyor. Hatta s e k s hayatınız bile eskisi gibi değil.
Onda meydana gelen büyük değişikliklere ilgisiz kalmayın ve sürekli onunla konuşun.
Uzmanlar orta yaş krizindeki erkeklerle iletişim kurmanın, evliliği sağlam tutan en büyük faktör olduğunu düşünüyor.

Penis Kanseri Kimlerde Görülür
 
Penis kanseri çok enderdir. Genellikle sünnet olmamış ve sünnet derisinin altındaki bölgeyi temiz tutmayan erkeklerde görülür.
Ilk safhalarda, genellikle penis ucuna yakın ağrısız küçük oluşumlar ortaya çıkar. Ameliyatla çıkarılıp incelenmeden,
bunları alelade zararsız penis siğillerinden ayırmak olanaksızdır. Hapis oluşum geliştikçe ağrı ve kanama olabilir.

Belirtiler

- Penisin genellikle ucunda, sivilce gibi ağrısız bir yara;

- Peniste başka tip ağrısız sivilce veya siğiller.

Teşhis

Penisteki herhangi bir oluşum üroloğa görünmek için yeterli bir nedendir.
Doktor muayenede kitlenin çıkarılarak incelenmesi sonucunda kitlenin habis olup olmadığına karar verir.
Habis olduğu ortaya çıkarsa, vücudun başka yerlerine dağılıp dağılmadığını anlamak üzere birtakım başka testler yapılarak
yayılmayı kontrol altına alabilmek için gerekli en iyi tedaviye karar verilir.

Bütün diğer kanserler gibi penis kanseri de hayatı tehdit edebilir.
Ne kadar erken teşhis ve tedavi olursa, iyileşme şansı o kadar yüksektir.

Tedavi – Ameliyat

Habis oluşumla birlikte, penisin küçük bir kısmının da çıkarılması gerekebilir. Penisin büyük bir bölümü çıkarılsa da,
cinsel aktivite ve idrar yapmak için yetecek kadarı bırakılabilir.

Diğer Tedaviler

Hastalığın vücudun diğer taraflarına da dağılmasını engellemek veya dağılmayı kontrol altında tutmak için,
radyoterapi veya kemoterapi kullanılabilir.



Erkeklerin Yaptırması Gereken Sağlık Testleri
 
Bir erkeğin hayatı boyunca yaptırması gereken belli muayene, tarama ve testler var. Periyodik olarak laboratuar
incelemeleri, basit aşı ve ilaç uygulamalarıyla birçok Sağlık sorununu erken aşamada yakalamak mümkün.
Uzmanlar, bir erkeğin hayatı boyunca yaptırması gerekenleri sıraladı. İşte yaş aralıklarına göre yaptırılması gereken testler:

20′li – 30′lu yaşlarda:

doktor muayenesi: yılda bir
Yaşam tarzı ve diyet değerlendirmesi: Her yıl
Boy ve kilo ölçümü: Her yıl
Kan Basıncı ölçümü: Tüm muayenelerde, her yıl
Kolesterol ölçümü: Her yıl
Kan glukoz ölçümü: Koroner hastalığı riski taşıyanlara, tansiyon ve kolesterol yüksekliği olanlara her yıl
Depresyon taraması: Her yıl
Chlamydia, Gonore, VDRL taraması: Aktif cinsel hayatı olan risk altındaki erkeklerde her yıl
HIV (AIDS) taraması: Risk altında olanlarda her yıl
Glokom taraması: Risk altında olanlarda Göz uzmanı takibi
Melanoma taraması: Yüksek risk grubunda her yıl
Tetanoz-difteri aşısı 10 yılda bir: Herkese
Hepatit A aşısı: Bağışık olmayan herkese
Hepatit B aşısı: Bağışık olmayan herkese
Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak aşısı: Bağışıklığı olmayan risk altındakilere
Meningokok aşısı: Risk altındakilere
Su çiçeği aşısı: Bağışıklığı olmayan risk altındakilere bir kez
Zatürre (Pnömokok) aşısı: Risk altındakilere
 
40′li yaşlarda

Doktor muayenesi: Yılda bir
Yaşam tarzı ve diyet değerlendirmesi: Her yıl
Boy ve kilo ölçümü: Her yıl
Kan basıncı ölçümü: Tüm muayenelerde, her yıl
Kolesterol ölçümü: Her yıl
Kan glukoz ölçümü: Koroner hastalığı riski taşıyanlara, tansiyon ve kolesterol yüksekliği olanlara her yıl
EKG, Eforlu EKG, EBCT ile koroner kalsium skorlama: Koroner hastalığı riski taşıyanlara 5 yılda bir
Depresyon taraması: Her yıl
Chlamydia, Gonore, VDRL taraması: Aktif cinsel hayatı olan risk altındaki erkeklerde her yıl
HIV (AIDS) taraması: Risk altında olanlarda her yıl
Glokom taraması: Risk altında olanlarda Göz uzmanı takibi
Melanoma taraması: Yüksek risk grubunda her yıl
PPD: Her yıl
Tetanoz-difteri aşısı 10 yılda bir: Herkese
Hepatit A aşısı: Bağışık olmayan herkese
Hepatit B aşısı: Bağışık olmayan herkese
Grip aşısı: Risk altındakilere
Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak aşısı: Bağışıklığı olmayan risk altındakilere
Meningokok aşısı: Risk altındakilere
Su çiçeği aşısı: Bağışıklığı olmayan risk altındakilere bir kez
Zatürre (Pnömokok) aşısı: Risk altındakilere
Aspirin: Koroner hastalığı riski taşıyanlara, doktor önerisiyle

50′li yaşlarda

Doktor muayenesi: Yılda bir
Yaşam tarzı ve diyet değerlendirmesi: Her yıl
Boy ve kilo ölçümü: Her yıl
Kan basıncı ölçümü: Tüm muayenelerde, her yıl
Rektum muayenesi: Tüm muayenelerde, her yıl
Dışkıda Gizli Kan: Her yıl
Kolonoskopi/Sigmoidoskopi: Doktor önerisiyle ve uygun gördüğü aralıklarla
Kolesterol ölçümü: Her yıl
EKG, Eforlu EKG, EBCT ile koroner kalsium skorlama: Koroner hastalığı riski taşıyanlara 5 yılda bir doktor uygun görürse
Depresyon taraması: Her yıl
Chlamydia, Gonore, VDRL taraması: Aktif cinsel hayatı olan risk altındaki erkeklerde her yıl
HIV (AIDS) taraması: Risk altında olanlarda her yıl
Glokom taraması: Risk altında olanlarda Göz uzmanı takibi
Melanoma taraması: Yüksek risk grubunda her yıl
Prostat muayenesi ve PSA: Doktor uygun gördüğü takdirde ve uygun gördüğü aralıklarla
Dışkıda Gizli Kan: Her yıl
Tetanoz-difteri aşısı 10 yılda bir: Herkese
Hepatit A aşısı: Bağışık olmayan herkese
Hepatit B aşısı: Bağışık olmayan herkese
Grip aşısı: Risk altındakilere
Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak aşısı: Bağışıklığı olmayan risk altındakilere
Meningokok aşısı: Riski olanlara
Aspirin: Koroner hastalığı riski taşıyanlara, doktor önerisiyle

Erkeklerde Kilo Almanın Nedenleri
 
Aşırı yemenin bir neden değil, problemin altında yatan belirti olduğunu söyleyen uzmanlar,
aşırı yeme nedeninizi bulduğunuz zaman, yeme alışkanlığınız arkasındaki gerçek soruna da ulaşacağınızı açıkladılar.
kilo aldığınızı fark ettiğiniz ve niçin olduğundan emin olmadığınız zaman, yeme alışkanlığınıza daha fazla dikkat etmeniz
gerektiği kaydediliyor. Birçok erkek, özellikle Televizyon ya da maç izlerken cips atıştırıyor,
film izlerken yağlı patlamış mısır yiyor ve böylece farkında olmadan daha çok abur cubur tüketiyor.
Aşırı yemek nedir? Neden aşırı yediğinizi belirlemeden önce, yeme alışkanlığınızın daha ciddi bir
Sağlık sorunun göstergesi olmadığından emin olun.Kompülsif aşırı yeme, anoreksiya (iştahsızlık) ya da bulumi
(oburluk hastalığı) gibi bir yeme bozukluğudur. Bu durum, şeker ve kalp hastalığı gibi çok ciddi sağlık problemlerine neden
olabilir. Kompülsif aşırı yeme, sık sık suçluluk ve Depresyon duygularının ardından başlıyor.
Aşırı yeme, kas yapmak için daha fazla Protein alımıyla aynı şey değildir. Aşırı yeme, çok fazla yemek, aç olmadığınızda bile
yemektir. Erkekler tipik olarak kadınlardan daha faza iştaha sahip olduklarından, aşırı yeme erkeklerde fark edilmez
ve problem olarak görülmez. Erkeklerin aşırı yemesinin birçok nedeni vardır.
Daha iyi anlamak için, sağlıksız ve gereksiz yiyecek tüketimini harekete geçiren farklı katalizörleri bilmeniz gerekiyor.

İşte aşırı yemenin en önemli 5 nedeni

1. Can sıkıntısı: Yapacak daha iyi işiniz olmadığında aşırı yemek yersiniz.
Televizyon karşısında elinizde bir paket patates cipsiyle saatlerinizi geçiriyorsanız, şişmanlarsınız.
Birçok erkek, televizyon kapalı olsa bile sırf yemiş olmak için yer.
Yeme, mantıktan ziyade duygulara dayanan duyusal bir aktivitedir ve burada kilo alımından duygular sorumludur.

2. Stres ve bunalım: Stres duygusunun nereden (iş, Aile, okul, v.b) kaynaklandığı önemli değildir.
Stresli olduğunuzda ne yaparsınız? Yemek yersiniz. Duygusal yemek yeme daha sık kadınlarda görülen bir problem
gibi görülebilir. Ancak, bazı erkekler de duygularıyla mücadele ederken aşırı yemek yerler.
Yemek yeme insanlara güç ve kontrol duygusu veriyor ve dolu bir midenin rahatlığı ile dikkatiniz başka tarafa çekilir
ve problemlerinizden bir süreliğine kaçarsınız.

3. Tiryakilikten kurtulmak: Sonunda akciğer ya da Karaciğer Kanserinin size göre olmadığına karar verdiniz.
sigara ya da Alkolü azaltmak için kendini daha fazla yemek yerken bulabilirsiniz.
Sigarayı bırakmaya çalıştığınızda, birçok insan ellerini sürekli meşgul edecek bir şey ararlar ve
yemek yeme de bu kötü alışkanlıktan uzak durmak için zararsız bir yol gibi görünür.
Ancak, tam tersi yemek yeme bu durumda kilo almanıza neden olur.

4. Kültürel ve sosyal kurallar: Birçok kültürde yemek yeme, tüm sosyal etkinlik türleri içinde tartışılır bir pozisyondadır.
Film izlerken patlamış mısır yemek, maç izlerken cips atıştırmak ya da kuruyemiş yemek doğal gibi görünüyor.
Ancak sportif etkinliklerle yenen bu tür yiyecekler, kilo almanıza neden oluyor.
Kuzey Amerikan kültürleri atıştırmalıkların ve yemekler arasında yenen yiyeceklerin yağ ile
Sodyum oranının yüksek olduğunu vurguluyor ve vücut için çok az besin değeri içerdiğini belirtiyor.
Bazı kültürler ise ideal erkeğin iri ve güçlü olması gerektiğine inanıyor ve zayıf erkekleri kabul etmiyor.
Sonuç olarak, birçok erkek, ne kadar ve ne yediğini kadınlar kadar önemsemiyor.

5. Kadınları memnun etmek: Birçok erkek, eşlerini ya da annelerini memnun etmek için kendileri için yaptıkları
yemeklerden bol miktarda yiyor. Böylece, kadınlar çabalarının boşa gitmediğini görüp, mutlu oluyorlar.
Bu durum, birçok yeni evli erkeğin niçin kilo aldığının göstergesidir.

Saç Dökülmesi Sebepleri
 
Saç dökülmesi, insanoğlunun en eski ve en önemli güzellik sorunlarından biridir ve deri hastalıkları uzmanlarına
başvuru nedenleri arasında önemli yer tutar. Tıbbi olarak saç dökülmesi, saç köklerini tam olarak yıkıma uğratarak;
iz bırakan, yani saçın yeniden çıkma şansı olmayan dökülmeler ve iz bırakmayan dökülmeler olarak ikiye ayrılabilir.
Halk arasında tanınan, iz bırakmayan dökülmelerdir. İz bırakanlar; yanıklar, kellik hastalığı ve daha az tanınan, çok sık
görülmeyen bir grup deri hastalığıdır ve çoğu kez saçlı deri içerisinde bölgesel dökülme alanları şeklinde görülür.
İz bırakmayan dökülmelerde ise; dökülme nedeni ortadan kaldırılabilirse saçların tekrar çıkma şansı yüksektir.
Bunların arasında en iyi tanınanı, erkekler için neredeyse kader olarak kabul edilen doğal dökülmedir
(fizyolojik veya androjenik dökülme). Bu dökülme tipinde kalıtımın önemli payı olmakla birlikte etkileyen diğer
faktörler pek bilinmemektedir. En çok üzerinde durulan ve tartışılan konu, erkeklik Hormonlarının (androjen) etkileridir.
Bir şekilde bilinmeyen bir mekanizmayla etkileri olabilecek gibi görünmekle birlikte, doğrudan bu Hormonun fazlalığına
bağlı değildir. Erkeklik hormonlarının kel erkeklerde fazla olduğu varsayımı uzun süre gündemde kalmış ve en güçlü
savunucuları da kel kafalı erkekler olmuşlardır. Bu kişilerde erkeklik hormonlarında fazlalık saptanamamış olmakla birlikte,
kadınlık hormonları (östrojen) verildiğinde veya erkeklik hormonlarının etkisini azaltılıp, ilşevlerini engelleyen
ilaçlar verildiğinde gerçekten saçlarda yeniden çıkmalar olabilmektedir; fakat bununla birlikte göğüs ve kalça büyümesi
gibi bazı kadınsı özelliklerin oluşması da müessesenin hediyesi olarak gelen kaçınılmaz bir sonuçtur.
Günümüzde ilaç araştırıcılarının en önemli araştırma
konularından biri, promosyonlarından arındırılmış bir saç ilacıdır.
Saçların yağlı ve kepekli olmasının da Saç Dökülmesiüzerinde
etkili olduğu düşüncesi çok uzun zamandan beri vardır ve neredeyse her on yılda bir, etkiliyor – etiklemiyor şeklinde
gündeme gelmektedir.

Son zamanlarda güneş ışınlarının da saç dökücü etkisinden söz edilir olmuştur.
Psikolojik faktörlerin etkisi ise çok açık değildir. Erkek tipi dökülmede, seyrelme alnın iki yanı ve tepenin arka kısmından
başlar ve yavaş yavaş ilerleyerek aradaki saçlar dökülmezler.
Bu tip dökülmelerde kesin bir çözüm bulma olanağı yoktur.
Dökülme ağız yoluyla alınan bazı ilaçlar ve dıştan uygulanan bazı ilaç veya kozmetiklerle yavaşlatılabilir.

Kadınların saç dökülmelerinde ise çok farklı bir durum vardır. Kadınlarda, cinsiyet özellikleri nedeniyle erkeklerdeki gibi
doğal kabul edilen ve kaçınılmaz dökülmeler yoktur. Erkeklerdekine benzer bir dökülme söz konusu ise, muhakkak altında
bir neden aramak gerekir. Kadınlarda sık karşılaştığımız sorunlardan birisi ‘yalancı dökülmelerdir’. Bu hastalar, genellikle
bize avuç avuç, topak topak, ‘lavabo lavabo ve küvet küvet’ saç dökülmesinden yakınarak gelirler. Bunlar arasında gerçek
saç dökülmesi olanlar çok fazla değildir. Çünkü tanımlanan dökülmeler saç yıkama ve fırçalama sırasında olan dökülmelerdir,
yani dökülme aşamasında olan saçların doğal dökülmesidir; yerlerine yenileri gelecektir. Daha önceki derslerimizde
(özür dilerim! sohbetlerimizde) bu konudan söz etmiştirk. Bir tutam saç alınarak bunların incelenmesiyle (trikogram)
gerçek saç dökülmesi olup olmadığına karar verilebilir. Bazen saçların aniden son faza geçmeleri görülebilir ki, bunlar
çok özel hastalık durumları veya ilaç yan etkilerine bağlı olarak seyrek görülen olaylardır.
Gerçek dökülmenin bir başka belirtisi de saçlarda seyrelme görülmesidir.
Seyrelmenin genel veya belirli bir bölgede olması da yol göstericidir. Özellikle tepede, erkek tipi dökülmeye
benzer seyrelme varsa, bu hormonal bir bozukluğun işareti olabilir ve bulgular bu yönde araştırılmalıdır.
Beraberinde adet görme (menstrüasyon)bozuklukları, kıllanma artışı görülüyorsa bu hormonal bozukluk olasılığını
arttıran bir durumdur. Bir başka önemli neden kansızlığın bazı şekilleri, özellikle Demir Eksikliğianemisidir.
Doğum yaptıktan 3 – 4 Ay kadar sonra başlayan ve tam nedeni
anlaşılaamış bir özel dökülme şekli daha vardır ve 6 ay kadar sonra düzelir. Uzun süren çok sıkı zayıflama rejimleri de saç
dökülmelerine neden olabilir. Bu neden erkekler için de geçerlidir, fakat gerek erkeklerde doğal dökülme nedeniyle gözden
kaçması, gerekse kadınların fazla diyetsever olmaları nedeniyle, kadınlardaki saç dökülme nedenleri arasında yer almaktadır.
Kadınlarda saç dökülmesine neden olan üçüncü önemli etken ise psikolojik nedenlerdir. Özellikle dertli olmanın meziyet
sayıldığı ülkemizde, dert ve sıkıntı bolluğu bu nedeni biraz daha ön plana çıkartmakta ve olayı daha romantik bir hale
getirmektedir. Üstelik bu dökülen saçlar, eşlerin ve çocukların yoluna süpürge edilmiş saçlar olduğu için durum daha da
vahimleşmektedir. Psikolojik neden aslında erkekler için de geçerli olması gereken bir nedendır; fakat erkeklik gururu böyle
şeylere izin vermez.Erkekler güçlüdür, sağlamdır, ağlamaz, açık vermez, bağırlarına taş basarak sıkıntılara erkekçe göğüs gerer.

Hem kadınlarda hem erkeklerde geçerli olan bazı saç dökülme nedenleri de vardır, fakat bunlar daha seyrek görülürler ve neden
ortadan kalkınca durum düzelir. Bu tip dökülmelerde, genellikle saçlı derinin her tarafında eşit oranda seyrelmeler görülür.

Başta Kanser ilaçları olmak üzere bazı ilaçlar ve kimyasal Maddeler, tifo gibi yüksek ateşli, ağır seyreden ve uzun süren
hastalıklar,tiroid bezinin guatr gibi hastalıkları böyle dökülmelere neden olabilir.İz bırakmayan, parçalı dökülmelerin en önemlisi
pelade-alopecia areata’ adı verilen ve kesin nedeni belli olmayan hastalıktır.
Halk arasında, mantarlara bağlı olan ‘kellik’ hastalığı ile
karıştırılarak ‘saçkıran’ veya ‘saçkesen’ gibi adlarla anılmaktadır. Akşam saçlı yatılıp, sabah saçsız kalkma diye tanımlanabilecek
bir şekilde ani dökülme olur. Başlangıç genellikle 1 – 2 cm. çapında kılsız, parlak bir alan şeklindedir,
bazen yavaş bir yayılma da görülebilir.Genellikle tedavi edilmese bile 3 – 6 Ayda kendiliğinden iyileşir
(sirke veya Sarımsak sürülmese de iyileşebilir).

Ender olarak, hızla ilerleyen ve tüm saçı, hatta kaş, kirpik ve vücut tüylerini de döken daha şiddetli türleri de görülebilir.
En çok üzerinde durulan nedenler, psikolojik gerginlik ve sıkıntılardandır. Bununla karışabilecek bir hastalık da, saçlı derinin
yüzeysel mantar hastalıklarıdır. Bunlarda da parçalı dökülmeler vardır, fakat üzerindeki kepekler ve kırık saçlar sayesinde
ayırdedilir. Psikolojik nedenlere bağlı saç koparmalar, saçları sürekli gererek toplamalar da önceleri geçici,
zamanla kalıcı dökülmelere neden olabilir.